Saffet Öztürk: Madencilik Sektörü Analizi — 24 Temmuz 2026
Analist, altın almak yerine altın madenciliği yapan şirketlere yatırım yapma fikrini büyüme, ucuzluk, borç ve karlılık kriterleri üzerinden değerlendiriyor.
Analist, altın almak yerine altın madenciliği yapan şirketlere yatırım yapma fikrini büyüme, ucuzluk, borç ve karlılık kriterleri üzerinden değerlendiriyor.
Analist, TEFAS verileri üzerinden farklı vadelerde fon performanslarını karşılaştırarak çeşitlendirilmiş bir portföy stratejisi sunuyor.
Küresel savaş riskleri (Rusya-Ukrayna, İran-İsrail) ve enerji maliyetlerinin artışı, doların değerini koruma savaşıyla birlikte enflasyonist baskıları artırıyor.
Teknoloji ticaretinin zayıfladığı bir ortamda, enerji arz sıkıntıları ve ucuz kalmış değer hisselerinin ön plana çıktığı bir piyasa görünümü hakim.
Borsa genel olarak kötü bir seyir izliyor ve piyasada -1'e yakın baskı olduğu belirtiliyor.
Yüksek enflasyon, yüksek faiz ve iç siyasi belirsizliklerin hakim olduğu, yabancı yatırımcının iştahsız olduğu kırılgan bir piyasa atmosferi hakim.
Petrol fiyatlarının 100 doları aşması, küresel enflasyon endişelerini tetikleyerek merkez bankalarının faiz politikalarını ve değerli metaller ile borsaları baskılıyor.
ABD dolarının ve tahvil getirilerinin yükselmesi değerli metalleri baskılarken, Kızıldeniz'deki gerginlik petrol fiyatlarını yukarı taşıyor.
Merkez Bankası'nın faizi sabit tutması ve jeopolitik risklerle artan petrol fiyatlarının enflasyon, cari açık ve faiz politikaları üzerindeki baskısı hakim.
Analist; finansal astroloji (Merkür retrosu), teknik destek seviyeleri ve faiz kararının sabit kalmasıyla borsanın dönme vaktinin geldiğini savunuyor.
Petrol fiyatlarındaki artış ve jeopolitik gerginlikler, hem Türkiye'de hem ABD'de faiz indirimi beklentilerini öteleyerek piyasalarda baskı oluşturuyor.
TCMB'nin faizi sabit tuttuğu ortamda, yüksek faiz politikasının reel sektörü ve üretimi baskıladığı, ancak enflasyonist algının tüketimi canlı tuttuğu bir ekonomik tablo hakim.