Mert Başaran: Borsa ve Endeks Fonu Analizi — 25 Eylül 2026
Analist, Türkiye'deki finansal okuryazarlık eksikliğinin yatırımcıları spekülatif ve sığ varlıklara yönelterek mağdur ettiğini savunuyor.
Analist, Türkiye'deki finansal okuryazarlık eksikliğinin yatırımcıları spekülatif ve sığ varlıklara yönelterek mağdur ettiğini savunuyor.
Analist, özellikle fonların elinde bulunan ve sert düşüşler yaşayan hisselerin temel değerlemelerini yaparak gerçek dönüş noktalarını belirlemeye çalışıyor.
Türkiye'deki fon krizi ve artan CDS riskleri yabancı güvenini sarsarken, piyasalar Mehmet Şimşek başkanlığındaki toplantıdan çıkacak kararları bekliyor.
Türkiye'de derinleşen gelir adaletsizliği ve ekonomik darboğaz sürerken, piyasalarda manipülatif hareketlerin hakim olduğu ve yabancı yatırımcı çekmek için şeffaflık ile siyasi istikrarın gerektiği bir ortam hakim.
Küresel faizlerin yükseldiği ve paranın pahalılaştığı bir ortamda, Türkiye iç piyasasında fonlardan çıkışlar ve dış finansman maliyetleri ön planda.
Küresel piyasalarda ABD tahvil faizlerinin yükselişi ve Türkiye'de fon krizinin yarattığı likidite sorunları piyasaları baskılıyor.
Küresel piyasalarda faiz artışlarının durgunluk yarattığı, ABD'de alım gücünün düştüğü ve Türkiye borsasında manipülatif bir piramit sisteminin çöktüğü bir ortam hakim.
Analist, enerji fiyatları, tahvil getirileri ve dolar endeksi üzerinden kurduğu makro korelasyon modelinin Bitcoin'in yükselişini öngörmede yetersiz kaldığını ve piyasa yapısının değiştiğini kabul ediyor.
Küresel piyasalarda Fed'in şahin tutumuna rağmen risk iştahı yüksek; petrol fiyatlarının düşüşü enflasyon baskısını azaltırken, ABD seçimleri öncesi piyasalar pozitif ayrışıyor.
Türkiye ekonomisinin kırılganlıkları, kur riski ve reel sektörün yüksek döviz açık pozisyonu genel piyasa görünümünü baskılarken, SPK'nın geri alım düzenlemesi borsada yapısal bir iyileşme sinyali veriyor.
Yatırım fonlarındaki büyük para çıkışları ve Fed'in faiz artırım sinyalleri piyasalarda baskı oluştururken, yatırımcıların TL mevduata yöneldiği görülüyor.
Türkiye ekonomisinin yüksek dış borç yükü, artan finansman maliyetleri ve üretimdeki daralma nedeniyle ciddi bir kur şoku riskiyle karşı karşıya olduğu savunuluyor.