Barış Soydan: Faiz ve Yatırım Analizi — 28 Ağustos 2026
Fed'in şahin mesajları küresel riskli varlıkları baskılarken, Türkiye'de mevduat faizlerinin düşüş eğilimi yatırımcıları altın, gümüş ve borsaya yönlendiriyor.
Fed'in şahin mesajları küresel riskli varlıkları baskılarken, Türkiye'de mevduat faizlerinin düşüş eğilimi yatırımcıları altın, gümüş ve borsaya yönlendiriyor.
Fed yetkilisi Kevin Warsh'ün şahin açıklamaları sonrası Eylül ayı faiz artırım ihtimalinin %60'lara yükselmesi piyasalarda volatilite yarattı.
Yatırım başarısının eğitim düzeyinden ziyade, aileden gelen finansal kodlar, risk algısı ve 'tüccar zihniyeti' ile ilişkili olduğu savunulmaktadır.
Fed Başkanı Kevin Worsch'un Jackson Hole konuşmasında faiz indirimi mesajı vermemesi ve 'rejim değişikliği' vurgusu yapması piyasalarda kısa süreli moral bozukluğu ve satışlar yarattı.
Piyasalar ABD'de Nvidia bilançosu ve Jackson Hole toplantısı, Türkiye'de ise Merkez Bankası'nın faiz politikaları ve OVP beklentileri tarafından domine ediliyor.
Sanayinin kötüye gittiği, ihracatın çöktüğü ve döviz baskılandığı bir ortamda, enflasyonun piyasalara tam yansımadığı bir konjonktür hakim.
Küresel ölçekte doların rezerv para statüsünün sorgulandığı, Türkiye'de ise yüksek enflasyon ve güven kaybı nedeniyle sermayenin dövizden altına ve yurt dışına kaydığı bir ortam hakim.
Türkiye'de seçim atmosferinin oluştuğu, faiz indirimi beklentilerinin arttığı ancak ekonomik kırılganlıkların ve enflasyonist baskıların sürdüğü bir dönem yaşanıyor.
ABD'de tahvil faizlerinin yükselmesi ve dolar endeksinin düşmesi altın fiyatlarını desteklerken, Türkiye'de yüksek faiz sıcak para girişini artırsa da sanayi şirketlerini finansman giderleri nedeniyle zorluyor.
Küresel piyasalarda ABD borç krizi ve yapay zeka yükselişi ön plandayken, Türkiye'de Merkez Bankası'na olan güven kaybı ve üretim sorunları hakim.
Piyasada genel bir düşüş hakim olsa da faiz indirimi beklentisi ve Merkez Bankası'nın fonlama maliyetlerini %40'tan %37'ye düşürmesi pozitif bir arka plan oluşturuyor.
Analist, finansal okuryazarlık eksikliği nedeniyle insanların dolar artışını kazanç sanarak aslında uzun vadede satın alma güçlerini kaybettiklerini savunuyor.