Cihat Çiçek: Altın ve FED Analizi — 28 Ekim 2026
Küresel piyasalarda ABD'nin devasa borç yükü ve gölge bankacılık riskleri ön plandayken, Türkiye'de işsizlik artışı ve fon krizleri dikkat çekiyor.
189 analiz bulundu.
Küresel piyasalarda ABD'nin devasa borç yükü ve gölge bankacılık riskleri ön plandayken, Türkiye'de işsizlik artışı ve fon krizleri dikkat çekiyor.
Petrol fiyatlarındaki yükselişin küresel enflasyonu tetiklediği ve merkez bankalarını faiz artırımına zorladığı, doların sığınma limanı olarak güçlendiği bir konjonktür hakim.
Küresel piyasalarda Çin'deki düşüş, nükleer savaş endişeleriyle artan stoklama eğilimi ve Fed faiz kararı öncesi yüksek belirsizlik hakim.
Fed, ECB ve Japonya Merkez Bankası faiz kararları öncesinde piyasalar stresli; petrol fiyatlarının seyri ve ABD seçimleri ana belirleyici unsurlar.
Analist, piyasalarda genel bir belirsizlik hakim olduğunu, hem altın hem borsa için net bir dönüş sinyali beklenmesi gerektiğini ve nakit akışının faiz/kira sertifikalarıyla değerlendirilebileceğini savunuyor.
Küresel piyasalarda ABD konut krizi ve enflasyonist baskılar sürerken, Türkiye'de güven kaybı ve jeopolitik riskler (İran-İsrail-Husiler) ön planda.
Fonzi skandalı ve likidite sıkışıklığının reel ekonomiyi vurduğu, 2000 yılındaki kur çıpası modeline benzer bir devalüasyon riskinin olduğu bir ortam hakim.
Petrol fiyatlarındaki sert yükselişin yarattığı enflasyon riski ve küresel siber saldırı alarmı piyasalarda genel bir satış baskısı ve riskten kaçışa neden oluyor.
Türkiye'de faiz indirimi ve tüketici güvenindeki sert düşüş yaşanırken, küresel piyasalarda petrol fiyatlarındaki artış ve jeopolitik riskler ön planda.
TCMB'nin 100 baz puanlık faiz indirimi piyasa beklentisiyle uyumlu olsa da, petrol fiyatlarındaki artış ve küresel merkez bankalarının faiz artırım süreçleri risk oluşturuyor.
Yüksek petrol fiyatları ve maliyet baskıları nedeniyle enflasyonun yeniden hızlanma riski varken, ABD konut piyasasındaki kırılma Fed'i stagflasyon riskiyle karşı karşıya bırakıyor.
Jeopolitik risklerin (İran, İsrail, Rusya-Ukrayna) ve Türkiye'deki fon krizi ile yabancı sermaye çıkışlarının piyasaları baskıladığı bir dönem.
Küresel piyasalarda ABD bilançoları moral verirken, Avrupa'da Fransa merkezli borç krizi ve protestolar, Türkiye'de ise fon soruşturmaları ve faiz kararı beklentisi hakim.
Dünyada paranın ve enerjinin pahalı olduğu, jeopolitik risklerin arttığı bir ortamda Türkiye'nin yüksek dış borç ve cari açık yükü altında olduğu bir tablo hakim.
Piyasalar önümüzdeki hafta Fed'in faiz kararına ve bu hafta Perşembe günü TCMB'nin faiz kararına odaklanmış durumda.
Analist, 19 Ekim tarihinin borsa tarihindeki negatif etkilerine ve Ortadoğu'daki savaş risklerine değinirken, Türkiye'deki mali skandalların yarattığı güven kaybının piyasaları baskıladığını savunuyor.
MSCI endeksi kaynaklı düşüşlerin ardından piyasada fon tasfiyeleri ve yapısal reform açıklamalarıyla toparlanma beklentisi hakimken, doların hızlı yükselişi enflasyon riski yaratıyor.
Ponzi skandalı sonrası finansal sistemde güven kaybı yaşanırken, hatalı kur politikası ve likidite sıkışıklığının ülke ekonomisini derin bir krize sürüklediği savunuluyor.
Dünya genelinde bir 'reset' (sıfırlama) sürecine girildiği, ABD bütçe açığının sürdürülemez olduğu ve Körfez'deki savaş risklerinin enerji fiyatlarını yukarı çektiği bir ortam hakim.
Küresel kapitalist sistemin yarattığı derin gelir adaletsizliği ve dünya genelindeki ekonomik istikrarsızlık nedeniyle tedbirli olunması gereken bir dönem.
ABD enflasyon verisinin beklentilerin üzerinde (%3,7) gelmesi ve petrol fiyatlarının 100$ üzerinde seyretmesiyle kalıcı enflasyon riski ön plandayken, piyasaların gerçek krizi ve savaşı henüz fiyatlamadığı savunuluyor.
ABD'de yükselen enflasyon ve Fed'in sıkılaşma ihtimali küresel piyasaları baskılarken, Türkiye'de yüksek bütçe açığı ve faiz yükü ekonomik riskleri artırıyor.
ABD enflasyon verilerinin beklenti üstü gelmesiyle Fed'in faiz artırım ihtimalleri yükselirken, küresel piyasalarda yüksek faiz baskısı ve jeopolitik riskler ön planda.
ABD enflasyon verisi ve küresel siyasi gerginliklerin (Rusya-Ukrayna, Orta Doğu) piyasaları baskıladığı, Türkiye'de ise enflasyonun para kısarak düşürülemediği bir ortam hakim.
Küresel piyasalar ABD enflasyon verileri, Fed açıklamaları ve Ortadoğu'daki jeopolitik gerilimlerin (özellikle Suudi Arabistan-Husiler hattı) odağında.
Dünya genelinde merkez bankalarının fiziki altın alımları ve ETF girişleri rekor kırsa da, vadeli piyasalardaki (futures) satışların fiyatları baskıladığı, jeopolitik risklerin ve gıda zinciri saldırılarının arttığı bir ortam hakim.
Analist, Türkiye'nin uyguladığı kur çıpalı ekonomik modelin reel ekonomiyi öldürdüğünü ve sistemin bir sermaye piyasası kriziyle (Ponzi yapıları ve ÖST sorunları) sonuçlandığını savunuyor.
Türkiye'de hazine faiz yükünün dramatik artışı ve rezervlerin erimesi, küresel petrol krizi ve Fed'in şahin tutumuyla birleşerek ciddi bir kur kırılması riski yaratıyor.
Küresel bankacılık sisteminde kriz sinyalleri ve ABD'deki siyasi gelişmelerin piyasaları etkilediği, Türkiye'de ise yüksek enflasyon ve kur baskısının sürdüğü bir ortam hakim.
Fed tutanakları sonrası dolar endeksinin 102 seviyesinin üzerine çıkmasıyla dolar ve petrol güçlenirken, diğer varlıklarda satıcılı bir seyir hakim.
Analist, dünyadaki yüksek faiz ortamı, jeopolitik gerginlikler (İran-İsrail-ABD) ve Türkiye'deki ekonomik/ahlaki çöküş çerçevesinde varlık koruma stratejisine odaklanıyor.
Piyasalar Ekim ayının 2. ve 3. haftasındaki ABD enflasyon verileri ve 21 Ekim'deki Fed faiz kararına odaklanmış durumda.
Dünyada yüksek faizler, salgın hastalık riskleri, jeopolitik savaşlar ve ekonomik çöküş emarelerinin hakim olduğu bir dönem yaşanıyor.
Küresel piyasalarda zayıf ABD istihdam verileri ve Fed'in faiz artırım ihtimalinin azalması riskli varlıkları desteklerken, uzun vadeli tahvil faizlerinin yüksekliği temel risk olarak kalmaya devam ediyor.
Küresel piyasalarda tahvil faizlerinin yükselmesi ve borçlanma maliyetlerinin artması, Borsa İstanbul'da ise fon tasfiyeleri kaynaklı likidite krizi hakim.
Dünyada faizlerin borç bulma zorluğu nedeniyle arttığı, Türkiye'de ise sermayenin korkuyla altın ve dövize kaçtığı bir konjonktür hakim.
Ponzi skandalı sonrası piyasalarda likidite kaybı yaşanırken, sistemin Carry Trade ve para piyasası fonları üzerine kurulu olması kırılganlığı artırmıştır.
Analist, 2027 yılının finansal piyasalarda yeni bir dizayn ve dijital paralara geçiş yılı olacağını, mevcut krizlerin bu süreci hızlandırmak için kullanıldığını savunuyor.
ABD istihdam verilerinin beklentilerin çok altında gelmesiyle Fed'in faiz artırım ihtimali sıfırlanırken, Türkiye'de yüksek enflasyon ve sanayi daralması ön planda.
Piyasalar risk alma modunda olsa da ABD tahvil faizlerinin son 22 yılın zirvesine (%5,3) çıkması baskı oluşturuyor.
ABD'de PCE verisinin beklentiden iyi gelmesi Fed faiz artırım ihtimalini düşürse de, yüksek tahvil getirileri ve Türkiye'deki hayat pahalılığı ile fon tasfiyeleri piyasalar üzerinde baskı oluşturuyor.
Küresel ekonomide savaş manipülasyonları, enerji krizi ve Fed'in faiz artırım olasılığı nedeniyle türbülans hakimken, analist 2026 yılını para kazanma değil, varlıkları koruma ve toplama yılı olarak tanımlıyor.
Piyasada güven kırıklığına yol açan sistemik bir 'enfeksiyon' olduğu, ancak bu sürecin temizlenmesi durumunda uzun vadede yabancı girişinin artacağı ve piyasanın uçacağı öngörülüyor.
Dünya genelinde enerji krizi, yüksek faizler ve banka iflaslarıyla birlikte 1929 benzeri büyük bir küresel ekonomik krizin eşiğinde olunduğu savunuluyor.
Piyasalar, büyük şirket sahiplerine yönelik fon soruşturmaları ve mal varlığı tedbirleri haberleri nedeniyle yüksek spekülasyon ve belirsizlik içeren bir dönemden geçiyor.
Ponzi skandalının piyasaları rahatsız ettiği bir ortamda, reel ekonomi üzerindeki kur baskısının sürdüğü ve yabancı sermaye girişi için kur ayarlaması olasılığının arttığı bir dönem yaşanıyor.
Küresel piyasalarda ABD tahvil faizlerinin %5 üzerine çıkması, enerji fiyatlarındaki artış ve jeopolitik riskler baskı oluştururken, ABD borsaları bu risklere rağmen direnç gösteriyor.
Küresel piyasalarda ABD ekonomisindeki bozulma, jeopolitik gerilimler ve enerji krizinin gelişmekte olan ülkeler üzerinde baskı kurduğu bir ortam hakim.
Küresel faizlerin yükseldiği ve paranın pahalılaştığı bir ortamda, Türkiye iç piyasasında fonlardan çıkışlar ve dış finansman maliyetleri ön planda.
Yurt içinde fon krizi ve yasal süreçler piyasaları baskılarken, küresel ölçekte odak Amerika-İran geriliminden Rusya-Avrupa savaş riskine kayıyor.
Piyasada 'Fonzi' olarak adlandırılan manipülatif fon yapıların çöküşü ve buna bağlı likidite sıkışıklığı hakimken, analist paranın zamanla daha sağlıklı ve ucuz şirketlere kayınacağını öngörüyor.
Dünya genelinde faiz artırımları sürerken, Türkiye'de fonların hapsolması ve likidite sıkışıklığı nedeniyle piyasalarda büyük bir durgunluk dönemi bekleniyor.
Fed'in 25 baz puanlık faiz artırımı ve küresel enflasyon baskısı sürerken, Türkiye iç piyasasında SPK'nın fon tasfiye süreçleri gündemde.
Fed'in 25 baz puanlık faiz artırımı, yükselen petrol fiyatları ve Türkiye içindeki fon krizinin yarattığı panik havası piyasaları baskılıyor.
Küresel piyasalar Çarşamba günü saat 21:00'deki Fed faiz kararına ve Powell'ın açıklamalarına odaklanmış durumda.
Şirket yöneticilerinin yurt dışına kaçtığına dair dedikodular ve jeopolitik belirsizlikler borsada kısa vadeli satışlar getirse de analist genel yönün pozitif olduğunu savunuyor.
Türkiye'nin 2001 krizine benzer bir ekonomik model uyguladığı, kur baskısının sürdüğü ve reel ekonominin sıkıştığı bir dönem yaşanmaktadır.
Küresel çapta para basımının arttığı, savunma sanayii harcamalarının yükseldiği ve jeopolitik gerilimlerin (Rusya, İran, Suudi Arabistan) piyasaları etkilediği bir ortam hakim.
Küresel finans sisteminde 'sessiz bir resetleme' yaşandığı, merkez bankalarının ABD'den fiziki altınlarını çektiği ve tahvillerden uzaklaştığı bir konjonktür hakim.
Ekonomik veri ajandasının çok yoğun olduğu, jeopolitik risklerin ve Avrupa'daki fiziki altın transferlerinin küresel bir kriz veya savaş hazırlığına işaret ettiği volatil bir hafta bekleniyor.
Küresel piyasalar Hürmüz Boğazı'ndaki jeopolitik riskler, ABD tahvil faizlerindeki oynaklık ve merkez bankalarının faiz politikaları arasındaki dengeyle şekilleniyor.
ABD'nin borç krizi ve getiri eğrisi kontrolü (faizlerin yapay olarak düşük tutulması) nedeniyle doların değer kaybetme riski olduğu, bu durumun sınırlı arzlı varlıkları ve kripto paraları destekleyeceği öngörülüyor.
Analist, resmi enflasyon hedeflerinin gerçekçi olmadığını savunarak yüksek enflasyon ve kur artışı ortamında borçlanma ve varlık istifleme stratejisini önermektedir.
ABD tarım dışı istihdam verisinin yüksek gelmesi piyasaları baskılasa da, Donald Trump'ın Fed'e yönelik faiz indirimi tehditleri belirsizlik yaratarak bazı varlıklarda toparlanma sağladı.
Yüksek faiz baskısının reel ekonomiyi yavaşlattığı, carry trade mekanizmasının riskli olduğu ve piyasanın yeni Orta Vadeli Program'ı beklediği bir süreç hakim.
Jeopolitik gerilimlerin (İran-ABD) arttığı, küresel harita ve ekonomik dengelerin değiştiği, yüksek enflasyonun emeklilik birikimlerini erittiği bir ortam hakim.
MSCI Türkiye'nin sınır ülkelere taşıma tehdidi sonrası Borsa İstanbul'daki manipülatif küçük şirketlerin ve bunlara odaklı serbest fonların çöktüğü bir piyasa ortamı hakim.
Dünyada rafineri krizleri, nakliye maliyetlerinin 5 kat artması ve jeopolitik gerginliklerin (Hürmüz Boğazı, Rusya-Ukrayna) maliyetleri patlattığı bir dönem yaşanıyor.
Sıkı para politikasına rağmen Türkiye'de enflasyonun ve dış ticaret açığının yüksek seyrettiği, küresel piyasalarda ise Fed'in Eylül toplantısı ve ABD istihdam verilerinin odak noktasında olduğu bir ortam hakim.
TÜİK'in açıkladığı enflasyon düşüşünün gerçekle bağdaşmadığı, üretici maliyetlerinin arttığı ve dış ticaret açığının büyüdüğü bir ekonomik tablo hakim.
ABD'de New York Fed Başkanı'nın faiz artırımına yönelik şahin tutumu yumuşatması ve yarın açıklanacak tarım dışı istihdam verileri piyasaların yönünü belirleyecek ana unsurlar.
Küresel piyasalarda ABD tahvil krizi ve enflasyon verileri ön plandayken, analist dijital token sistemlerine karşı fiziksel altına yönelmenin güvenli olduğunu savunuyor.
Merkez bankalarının faiz kararları ve ABD ara seçimleri öncesi piyasalarda belirsizlik hakimken, analist jeopolitik gerilimlerin azalabileceğini ve ibrenin olumluya dönebileceğini öngörüyor.
Savaşların sertleşmesi ve enerji maliyetlerinin artışı ile küresel bir resesyon ve enflasyonist baskı hakimken, piyasalarda petrol ön plana çıkmış durumda.
Jerome Powell'ın faiz artırım ihtimalini güçlendiren açıklamaları ve İran kaynaklı savaş riskleri piyasalarda sert bir Eylül girişi yaratırken, yatırımcılar sermaye rotasyonu gerçekleştiriyor.
SPK'nın fon düzenlemeleri ve Merkez Bankası'nın repo hamleleri piyasada sermaye yer değiştirmesine ve faizlerde hafif düşüşe yol açarken, ABD'deki enflasyon ve istihdam verileri küresel risk iştahını etkiliyor.
Fed Başkanı Jerome Powell'un beklenenden şahin tonlu açıklamaları ve enflasyon riskine dikkat çekmesi, değerli metaller ve dolar karşısındaki varlıklarda kar satışlarını tetikledi.
Faiz indirimlerinin başladığı ve seçim ekonomisi sinyallerinin geldiği bir ortamda, kur baskısının sürdürülemez olduğu ve dış ticaret açığının Temmuz'da yıllık %13,5 artışla 7,5 milyar dolara ulaştığı belirtiliyor.
ABD'de Fed'in faiz politikaları ve yüksek borçluluk sorunları piyasaları etkilerken, Türkiye'de yüksek enflasyon ortamında kredi kartı taksitleriyle birikim yapma stratejisi ön plana çıkıyor.
Küresel jeopolitik risklerin (Rusya-İngiltere gerginliği, tanker saldırıları) arttığı ve merkez bankalarının faiz artırımlarına gittiği bir ortamda, Türkiye'nin ters yönlü faiz politikası izlediği vurgulanıyor.
Küresel piyasalar sakin bir seyir izlerken, tüm yatırım araçlarında yön belirleyici unsur olarak Cuma günü gerçekleşecek Jackson Hole toplantısı ve Fed Başkanı Jerome Powell'ın açıklamaları bekleniyor.
Küresel finansal sistemdeki güvensizlik ve Türkiye'deki carry trade kırılganlığı piyasaların ana belirleyicisi konumunda.
Merkez Bankası'nın örtülü faiz indirimi yapması olumlu olsa da sanayi şirketleri için reel faiz indirimi beklentisi hakim.
ABD PCE ve büyüme verilerinin beklentilere paralel gelmesi piyasaları desteklerken, gözler Cuma günkü Jackson Hole toplantısında Jerome Powell'ın faiz patikasına dair yapacağı açıklamalara çevrildi.
Dünya genelinde demografik değişimler (Boomer jenerasyonu) ve jeopolitik gerilimler (Rusya, Çin, İran, ABD) piyasaları etkilerken, analist dijital sistemlerin bir soygun hazırlığı olduğunu savunuyor.
ABD'nin İran'a yönelik 'ekonomik dışlama operasyonu' ve ticaret savaşları gerginliği sürerken, piyasalar ABD enflasyon verileri ve Cuma günkü Jackson Hole toplantısına odaklanmış durumda.
Piyasada bankacılık hisselerine alım gelirken, kıymetli madenler (altın ve gümüş) hem kısa hem uzun vadede güçlü performans sergiliyor.
ABD tahvil geri alımları piyasayı rahatlatırken, TCMB'nin sıkılaşma adımları ve ABD-Kanada ticaret gerginliği ön planda.
Dolar endeksindeki gerileme altın, gümüş, Bitcoin ve Euro'yu desteklerken, piyasalar Perşembe ve Cuma günkü Jackson Hole toplantısından çıkacak açıklamalara odaklanmış durumda.
Analist, düşük bütçeli yatırımların önemsenmesi gerektiğini savunurken, faiz indirimlerinin yaklaşmasıyla Borsa İstanbul'un önünün açık olduğunu öngörüyor.
Reel ekonomideki sıkışmanın arttığı, döviz kuru baskısının sürdüğü ve yapısal reform eksikliğinin hissedildiği bir ortam hakim.
Küresel borç krizleri ve devlet tahvillerine olan güvenin azalmasıyla birlikte sermayenin güvenli liman olan altına kaydığı, Türkiye'de ise yüksek enflasyon ve borçlanma maliyetlerinin risk oluşturduğu bir ortam hakim.
ABD'nin 40 trilyon dolarlık devasa borç yükü ve Fed'in enflasyon ile borç maliyetleri arasındaki sıkışmışlığı piyasaların ana odağında.
ABD ulusal borcunun 40 trilyon doları aşması ve Fed'in tahvil geri alım operasyonlarını artırması, doların değersizleşeceği ve diğer varlıkların yükseleceği bir dönemi tetikliyor.
ABD'nin hızla artan borç stoğu ve doların değer kaybettiği bir ortamda, analist güvenli liman olarak değerli metallere yöneliyor.
ABD Hazine Bakanlığı'nın tahvil geri alım kararının piyasaya dolar enjekte etmesi ve Fed'in faiz artırım ihtimalini zayıflatması küresel piyasalarda genel bir yükseliş tetikledi.
Piyasalar Fed tutanakları ve enflasyon verileri öncesinde, jeopolitik risklerin (İsrail-Suriye) etkisiyle yön tayin edemediği gergin ve belirsiz bir bekleyiş sürecinde.
Japonya'daki ucuz kredi kaynağının (carry trade) çöküşü ve küresel devlet tahvillerindeki sarsıntıların tüm dünya ekonomilerini aşağı çekme riski hakim.
Ekonomideki durgunluk ve bütçe açığı nedeniyle ekonomi yönetiminin faiz indirimi, kredi kısıtlarının gevşetilmesi ve doların enflasyon kadar artırılması yönünde kalibrasyon hazırlığı yaptığı belirtiliyor.
Küresel çapta kağıt paraların değer kaybettiği, merkez bankalarının altına yöneldiği ve Türkiye'de seçim atmosferinin yaklaştığı bir konjonktür hakim.
ABD enflasyon verilerinin beklentilere uygun gelmesi Fed faiz artış ihtimalini zayıflatırken, ABD-İran gerilimi ve petrol fiyatları piyasalar üzerinde belirleyici rol oynuyor.
Türkiye'de doğrudan yabancı yatırımların ilk kez eksiye geçmesi, inşaat üretimindeki sert düşüş ve yanlış kur politikası nedeniyle reel ekonomide sıkışıklık hakim.
Piyasalar Merkez Bankası'nın %26'dan %28'e çıkan enflasyon tahmini ve Amerika-İran gerilimi ekseninde şekilleniyor.
Analist, tarihsel veriler ve yapay zeka istatistikleri ışığında değerli metallerin mevsimsel döngülerini vurgularken, Türkiye'deki genel ekonomik manipülasyon ve sanayi kaybı nedeniyle kalıcı yabancı yatırımın zor olduğunu savunuyor.
ABD enflasyon verilerinin düşük gelmesi Fed'in faiz artırım beklentilerini zayıflatırken, merkez bankalarının altın alımları ve jeopolitik riskler altını destekliyor.
Analist, Türkiye'de stagflasyon ve iflaslar dalgasının başladığını, ABD'de ise borç krizinin ve kontrolsüz para basımının sürdüğünü savunuyor.
ABD TÜFE ve ÜFE verilerinin beklentilerin altında gelmesiyle Fed'in Eylül ayında faiz artırmama ihtimali (%65,4) arttı ve risk iştahı yükseldi.
ABD enflasyon verisinin beklentilere paralel gelmesi ve ABD-İran arasındaki 60 günlük ateşkes uzatımı haberleri piyasalarda genel bir iyimserlik yaratmış durumda.
Piyasalar ABD tüketici ve üretici enflasyon verileri ile Fed'in faiz kararları beklentisiyle dalgalı bir seyir izliyor.
Analist, savaşların altın fiyatları üzerindeki etkisinin sanılanın aksine karmaşık olduğunu ve fiyatların savaşın kendisinden ziyade ekonomik sonuçlarına (enerji arzı, ticaret, faizler) göre şekillendiğini savunuyor.
Beklentilerin çok altında gelen istihdam verileri (-23.000) sonrası Fed'in faiz artırım ihtimalinin zayıfladığı ve piyasaların çarşamba-perşembe gelecek ABD enflasyon verilerine odaklandığı bir görünüm hakim.
Analist, eğitim sisteminin insanları sadece maaşlı çalışana dönüştürdüğünü savunarak, finansal özgürlük için varlık adedini artırmanın ve pasif yatırımlara yönelmenin önemini vurguluyor.
Türkiye'de dış ticaret ve cari açığın kontrolsüz artışı, turizm gelirlerindeki düşüş ve yüksek faiz giderleri nedeniyle ciddi bir kur şoku riski hakim.
ABD tarım dışı istihdam verisinin beklentilerin çok altında (-23.000) gelmesi küresel piyasalarda dalgalanmaya neden olurken, Fed'in faiz artırım ihtimali ve savaş manipülasyonları piyasaları etkiliyor.
ABD Tarım Dışı İstihdam verisinin beklentilerin çok altında gelmesi, Fed'in faiz indirim ihtimalini güçlendirirken piyasalarda risk iştahını artırmış ve kıymetli madenleri desteklemiştir.
ABD-İran gerilimindeki yumuşama petrol ve doları düşürürken, altın ve gümüşte sınırlı bir yükseliş yaşanıyor; piyasalar ABD tarım dışı istihdam verisini bekliyor.
Küresel jeopolitik risklerin (Rusya-Almanya drone olayı) arttığı ve enflasyonun bilinçli bir tercih olarak uygulandığı bir ortamda, sabit varlıklara yönelim savunuluyor.
Petrol fiyatlarının 80 dolar altına düşmesi ve ABD 10 yıllık tahvillerinin gevşemesi piyasaları rahatlatırken, Fed'in faiz artıracağı beklentisinin azalması değerli metalleri destekliyor.
ABD-İran arasındaki Hürmüz Boğazı gerginliğinin sona erme ihtimali ve Fed'in faiz artırım döneminin bitip indirimlerin konuşulacak olması piyasalarda genel bir yükseliş beklentisi yaratıyor.
Jeopolitik gerilimlerin (Hürmüz Boğazı, Yemen/Hudiler) sürdüğü, ABD'de Scott Bessent'in ekonomi yönetimindeki etkisinin tartışıldığı ve küresel piyasalarda sahte yükselişlerin olduğu bir ortam hakim.
Piyasalar Amerika-İran gerilimi, petrol fiyatlarındaki sert dalgalanmalar ve ABD tarım dışı istihdam verisi öncesi temkinli bir iyimserlik içinde.
Analist, küresel finansal gelenekler ve Osmanlı dönemi para vakıfları üzerinden tasarruf kültürünü anlatırken, güncel enflasyon verileri ve UBS'nin altın tahminlerine değiniyor.
Trump'ın İran ile anlaşma sağladığına dair açıklamaları petrol fiyatlarını baskılarken, altın ve riskli varlıkları destekleyen bir ortam yaratıyor; Türkiye tarafında ise yüksek faiz ve enflasyon baskısı sürüyor.
Reel ekonomide şirketlerin %86'sının tahsilat sorunu yaşadığı bir likidite krizi derinleşirken, yanlış kur ve para politikalarının üretimi ve ihracatı zorladığı bir süreç yaşanıyor.
Fed'in faiz indirim sürecindeyken olası bir U dönüşü ile faiz artışına gitme ihtimali ve bunun tarihsel (1973, 1990, 1999) etkileri analiz edilmektedir.
Fed'in faizleri sabit tutması ve piyasalardaki nakit sıkışıklığı nedeniyle Ağustos ayının sıkıcı ve dar bantta seyreden bir piyasa olacağı öngörülüyor.
Küresel piyasalarda Fed'in belirsiz tutumu, ABD'deki yüksek parasal büyüme ve Orta Doğu'daki jeopolitik gerilimlerin (Mısır Dimyat limanı saldırısı) hakim olduğu bir ortam mevcut.
Piyasalar Fed, İngiltere ve Japonya Merkez Bankaları'nın faiz kararlarına odaklanmış durumda ve analist bu yılın Eylül ayına kadar sürecek bir manipülasyon yılı olduğunu savunuyor.
ABD-İran geriliminin azalması ve Fed'in faiz politikaları küresel piyasaları etkilerken, Türkiye'de rezerv kaybı ve alım gücü düşüşü kur riski yaratıyor.
Dünya genelinde resesyon, stagflasyon ve hiperenflasyon riskleri hakimken, merkez bankalarının altın rezervlerini artırma eğilimi ve ABD'deki teknoloji balonunun sönme süreci piyasaları etkiliyor.
Piyasalar çarşamba günkü Fed toplantısı ve Kevin Warsh'un konuşması öncesinde temkinli bir bekleyiş içinde; Ortadoğu'daki gerilimin yumuşaması petrolü düşürürken, Fed'in faiz artırımı ihtimali (%30 üzeri) genel bir baskı yaratıyor.
Küresel piyasalarda Çin'in yoğun altın alımları ve ABD'deki yüksek enflasyon (yumurta fiyatlarında %300 artış) dikkat çekerken, jeopolitik risklerin petrol fiyatlarındaki düşüşü maskelediği bir ortam hakim.
Ortadoğu'daki savaş gerilimi ve petrol fiyatlarındaki oynaklık, Fed'in faiz politikasıyla birleşerek küresel piyasalarda belirsizlik yaratıyor.
Türkiye ekonomisinde reel ekonominin can çekiştiği, kurun baskılandığı ve siyasi belirsizliklerin (muhalefetin bölünmesi ve erken seçim ihtimali) piyasaları etkilediği kaotik bir süreç hakim.
Suudi Arabistan ve Yemen arasındaki savaşın tırmanması, Çin'in yoğun altın alımları ve Fed'in faiz kararı beklentileri piyasaları etkiliyor.
Küresel ekonomilerde savaş, enflasyon ve petrol fiyatları baskısı sürerken, piyasalar Fed ve merkez bankalarının faiz kararları ile jeopolitik gerilimlerin etkisinde.
Türkiye ekonomisinin enflasyon ve cari açık arasında sıkıştığı, mevcut kur baskılama politikasının dış dengeyi bozduğu ve bir kur şokunun yaklaştığı savunuluyor.
Küresel savaş riskleri (İran, Rusya-Ukrayna), gıda ve enerji krizleri ile yüksek faiz ortamının hakim olduğu bir piyasa görünümü hakim.
Piyasalar Perşembe günü TCMB ve ECB faiz kararları ile Cuma günü Moody's raporu odağında, jeopolitik gerilimlerin ve petrol fiyatlarının baskıladığı bir manipülasyon sürecinde.
Analist, yatırım fonları üzerinden çeşitlendirme stratejisini anlatırken, özellikle teknoloji ve petrol fonları ile döviz riskine karşı korunma yöntemlerine odaklanıyor.
Analist, Türkiye'nin uyguladığı yüksek faiz ve sabit kur politikasının üretim sektörünü zorladığını, rekabetçi kur modeline geçilmesi gerektiğini savunuyor.
Amerika-İran savaş gerilimi ve petrol fiyatlarındaki yükselişin piyasaları baskıladığı, Fed'in ayın 29'undaki faiz kararının beklendiği bir ortam hakim.
Türkiye'de Haziran ayı konut ve işyeri satışlarında, özellikle ipotekli satışlarda ve yabancı talebinde artış gözlemlenirken, yüksek enflasyon ve kur beklentileri değerli metallere olan talebi destekliyor.
ABD enflasyon verilerinin beklenti altı gelmesi piyasaları rahatlatırken, ABD-İran gerginliği petrol fiyatlarını yükselterek altın ve gümüş üzerinde baskı oluşturuyor.
ABD enflasyon verisinin beklenti altı gelmesi piyasaları kısa vadeli rahatlatmış olsa da, savaş manipülasyonları ve petrol fiyatlarındaki yükseliş genel riskleri artırıyor.
Ortadoğu gerginliği, petrol fiyatlarındaki artış ve ABD'deki göçmen politikası kaynaklı iş gücü piyasası belirsizlikleri piyasalarda nakde dönüş isteğini artırmış durumda.
ABD'de verilerin bozulması Fed'i faiz indirimine zorlarken, Türkiye'de sanayi üretimindeki düşüş ve artan dış ticaret açığı ciddi bir ekonomik krize işaret ediyor.
Ortadoğu'daki jeopolitik gerilimler ve ABD enflasyon verileri piyasaların yönünü belirleyen ana unsurlar olarak öne çıkıyor.
NATO zirvesi sonrası ABD'den ekonomik destek paketleri beklenirken, iç piyasada ithalattaki ek gümrük vergilerinin enflasyonu artıracağı öngörülüyor.
Altın ve gümüşün artık bir yatırım aracından ziyade manipülasyon ve spekülasyon aracına dönüştüğü, piyasada büyük oyuncuların hakim olduğu bir dönem yaşanıyor.
Küresel piyasalarda Amerika-İran gerilimi ve ABD enflasyon verileri ön plandayken, jeopolitik risklerin enflasyonu kalıcı hale getirme riski tartışılıyor.
Körfez bölgesindeki savaş riskleri, Hürmüz Boğazı'nın kapanması ve yüksek enflasyonun yarattığı ekonomik baskı hakimken, analist bireysel tasarrufun önemini vurguluyor.
Ortadoğu'daki jeopolitik gerginlikler ve ABD enflasyon verisi beklentileri piyasalarda yüksek volatilite yaratırken, Fed'den bu yıl iki faiz indirimi beklentisi fiyatlara dahil olmuş durumda.
ABD-İran gerilimi ve petrol fiyatlarındaki artışın tetiklediği enflasyon endişeleri ile şahin Fed tutanakları piyasalarda genel bir nakite geçme ve satış dalgası yarattı.
Trump'ın İran ile ilgili sert açıklamaları ve ateşkesin bittiğini söylemesi piyasalarda jeopolitik gerilim fiyatlamasını tekrar başlatmış ve rüzgarı tersine çevirmiştir.
Küresel sistemde bir 'reset' beklentisi hakimken, Orta Doğu'daki savaş riskleri ve Türkiye'nin MSCI lig düşme ihtimali piyasaları baskılıyor.
Zayıf ABD istihdam verileri Fed'in şahin tutumunu kırarak riskli varlıklarda toparlanma sürecini başlatmış durumda.
Küresel piyasalar savaşlar, enflasyon ve dijital para geçiş süreci nedeniyle yüksek manipülasyon ve baskı altında
Fed faiz artırım beklentileri ve jeopolitik gelişmeler nedeniyle piyasalar yaz döneminde yatay ve nakit odaklı bir seyir izliyor.
2026 yılı küresel piyasalarda yüksek manipülasyonun ve sert dalgalanmaların hakim olduğu bir dönem olarak değerlendiriliyor.
Borsa ve değerli madenler arasında karşılaştırmalı bir piyasa analizi yapılmaktadır.
Küresel piyasalar Fed kararları ve Orta Doğu'daki diplomatik gelişmeler ile jeopolitik riskler arasında dalgalı bir seyir izliyor.
Amerika ve İran arasındaki anlaşma küresel petrol fiyatlarını düşürürken, değerli metaller ve riskli varlıkları destekliyor ancak Türkiye'nin makroekonomik verileri bozulmaya devam ediyor.
ABD istihdam verileri ve Fed faiz beklentileri ile jeopolitik riskler piyasalarda yüksek volatilite yaratıyor.
ABD-İran gerilimi ve enerji maliyetleri küresel piyasaları baskılarken, yapay zeka sektörü piyasaları yukarı taşıyor
Ortadoğu'daki savaş gerilimi ve jeopolitik riskler küresel piyasalarda volatiliteyi artırıyor
Kurban Bayramı tatili ve Amerika-İran gerilimi küresel piyasaları etkileyen ana unsurlar
Siyasi gelişmeler ve dava süreçleri Borsa İstanbul'da sert düşüşe ve makroekonomik risklerin artmasına neden oldu
Kuresel piyasalar Amerika-Iran gerilimi ve ic siyasi gelismelerle sekilleniyor
Türkiye'de yüksek enflasyon ve yanlış para politikaları nedeniyle ekonomik belirsizlik hakimken, döviz ve altın odaklı korumacı bir strateji izleniyor.
ABD tahvil faizleri ve dolar endeksindeki artis kuresel piyasalari baskilarken, yerel piyasalarda yukselis beklentisi hakim
Yuksek enflasyon verileri ve jeopolitik gerilimler emtia fiyatlarini desteklerken, Borsa Istanbul kararsiz bir seyir izliyor
Savaş ve petrol fiyatlarındaki artış, küresel enflasyonu tetikleyerek merkez bankalarını şahin tutmakta ve Türkiye'den sermaye çıkışını hızlandırmaktadır.
Küresel piyasalar jeopolitik gerginlikler ve belirsizlikler nedeniyle gergin ve yatay bir seyir izliyor.
İran ve ABD arasındaki gerilim ve haber akışları piyasaları manipülasyonla birlikte dalgalandırıyor.
Ortadoğu'daki jeopolitik gerilimler ve Hürmüz Boğazı'nın durumu enerji piyasalarını ve genel piyasa yönünü etkiliyor.
Türkiye'de sıkı para politikası nedeniyle derinleşen bir ekonomik durgunluk ve talep azalması yaşanıyor
Jeopolitik gerilimler ve piyasa manipülasyonları küresel finansal varlıklar üzerinde baskı oluşturuyor
Piyasalar, Trump'ın tehditlerinden ateşkes coşkusuna evrilen bir süreç yaşarken, önümüzdeki Amerikan enflasyon verileri kritik önem taşıyor.
Piyasalar, Amerika ve İran arasındaki 15 günlük ateşkes haberini bekliyordu ancak kalıcılığı konusunda belirsizlik devam ediyor ve manipülasyonlar yaşanıyor.
Küresel ekonomide stakflasyon riski artarken, enerji krizi ve arz zinciri sorunları enflasyonu tetikliyor.
Ekonomik veri ajandası yoğun ve piyasada dalgalanma bekleniyor.
Piyasalar genel olarak dalgalı bir seyir izlerken, özellikle altın ve döviz kurlarındaki gelişmeler yakından takip ediliyor.
Piyasalar teknik olarak okunan bant aralıkları içerisinde hareket ediyor ve genel olarak yükseliş beklentisi hakim.
Küresel piyasalarda savaş etkisiyle sert dalgalanmalar yaşanıyor ve nakit ihtiyacı artıyor.
Türkiye ekonomisi güven eksikliği, adalet sorunları ve kaynak dağılımındaki dengesizliklerle karşı karşıya.
Küresel ve yerel piyasalarda dalgalanmalar yaşanıyor, enflasyon ve stagflasyon riskleri artıyor.
Küresel piyasalarda sakin bir seyir hakim olsa da tedirginlik devam ediyor, yaklaşan bayram tatili ve ekonomik ajandanın yoğunluğu piyasaları etkiliyor.
Devrim Akyıl, 15 Mart 2026 tarihli analizinde Brent petrolün %70'lik yükselişini değerlendiriyor ve Hürmüz Boğazı'nın kapanmasının enflasyonist etkilerine dikkat çekiyor.