Emre Şirin: Borsa ve Altın Analizi — 28 Ağustos 2026
Küresel piyasalarda Fed'in şahin tutumu ve ABD seçimleri etkili olurken, Türkiye'de seçim atmosferine girildiği ve ekonomik kırılganlıkların sürdüğü bir dönem yaşanıyor.
44 analiz bulundu.
Küresel piyasalarda Fed'in şahin tutumu ve ABD seçimleri etkili olurken, Türkiye'de seçim atmosferine girildiği ve ekonomik kırılganlıkların sürdüğü bir dönem yaşanıyor.
Sanayinin kötüye gittiği, ihracatın çöktüğü ve döviz baskılandığı bir ortamda, enflasyonun piyasalara tam yansımadığı bir konjonktür hakim.
Türkiye'de seçim atmosferinin oluştuğu, faiz indirimi beklentilerinin arttığı ancak ekonomik kırılganlıkların ve enflasyonist baskıların sürdüğü bir dönem yaşanıyor.
Merkez Bankası'nın faiz indirim süreci ve jeopolitik risklerin (Rusya-Ukrayna, İran-İsrail) piyasalar üzerindeki etkileri ön planda.
Küresel ekonomideki çatırdamalar, ABD borçluluğu ve Türkiye'deki ekonomik kırılganlıklar ile siyasi belirsizliklerin hakim olduğu, manipülasyonların ön planda olduğu bir piyasa ortamı hakim.
Küresel piyasalarda balonların oluştuğu, ABD ekonomisinin maskelendiği ve Türkiye'de ekonomik stratejilerin çöktüğü, siyasi belirsizliklerin arttığı bir dönem.
ABD'nin İran'a yönelik yaptırımları, Fed'in enflasyon verisi beklentisi ve küresel likidite koşulları piyasaları şekillendiriyor.
Piyasada bankacılık hisselerine alım gelirken, kıymetli madenler (altın ve gümüş) hem kısa hem uzun vadede güçlü performans sergiliyor.
Küresel piyasalarda Jackson Hole haftası ve ABD-İran gerginliği hakimken, Türkiye'de faiz politikaları ve enerji krizleri ön planda.
Merkez Bankası'nın fiili faizi tekrar 37'ye çekme kararının piyasaya geçici bir doping etkisi yaratacağı, ancak yapısal sorunların ve siyasi risklerin devam ettiği bir konjonktür hakim.
Analist, yatırım fonlarının çeşitliliğini ve getirilerini değerlendirirken, Türkiye'deki döviz kurunun baskılandığını ve bunun varlık fiyatlarını yanılttığını savunuyor.
Küresel faizlerin yükseldiği bir konjonktürde, Türkiye'nin seçim baskısıyla yapabileceği hızlı faiz indirimlerinin 2021'deki gibi sert kur ve enflasyon şoklarına yol açabileceği değerlendiriliyor.
Ekonomi yönetiminin mevcut politika setinin başarısız olduğu, sanayi üretimi ve ihracatın zarar gördüğü, piyasaların ise siyasi haber akışları ve manipülasyonlarla yön bulduğu bir ortam hakim.
ABD enflasyon verisinin beklentilere paralel gelmesi Fed faiz artırım baskısını azaltsa da, küresel borçluluk ve jeopolitik riskler değerli metalleri desteklerken, Türkiye'de siyasi belirsizlikler ve ekonomik parametreler borsadaki kısır döngüyü sürdürüyor.
Borsada yükselişlerin genele yayılacağı ve yeni terör yasasının borsa açısından olumlu olduğu bir piyasa görünümü hakim.
Türkiye'de yüksek enflasyon, artan maliyetler (motorin zammı) ve cari açık gibi yapısal sorunlar varken, küresel piyasalarda da borsa balonları ve ekonomik alarm durumları hakim.
ABD'de kötü gelen istihdam verileri ve Fed'in bağımsızlığının sorgulanması güvenli limanlara kaçışı tetiklerken, Türkiye'de batık krediler ve kur riski ön plana çıkıyor.
Yüksek enflasyon ve %40 seviyesindeki fonlama maliyetleri nedeniyle faizlerin yüksek kaldığı, küresel piyasalarda ise ABD istihdam verilerinin beklendiği bir dönem.
Enflasyon beklentileri ve yabancı girişleri takip edilirken, Ortadoğu'daki gerilimin tırmanmaması durumunda faiz indirimi kapısının aralanabileceği ve borsanın iyi olacağı öngörülüyor.
Analist, Türkiye'deki enflasyon verileri ve dolar kurunun baskılandığını, TL'nin aşırı değerli olduğunu ve gerçek paranın altın olduğunu savunuyor.
Yüksek faizlerin devamı, yükselen enflasyon ve siyasi belirsizliklerin hakim olduğu, yabancı yatırımcı eksikliğinin hissedildiği kırılgan bir piyasa ortamı mevcut.
Yüksek faiz ortamının sanayiyi çökerttiği ve döviz kurlarının baskılandığı bir piyasa ortamı hakim.
Türkiye ekonomisinin savunma hariç genelinde durgunluk etkileri görülürken, yüksek enflasyon ve durgunluğun bir arada olduğu stagflasyon riski ön planda.
Yüksek faiz ortamı, jeopolitik riskler ve yabancı yatırımcı eksikliği nedeniyle piyasaların testere görünümünde olduğu ve aktif kalitesinin bozulduğu bir süreç yaşanıyor.
Siyasi belirsizliklerin, kur problemlerinin ve yüksek enflasyonun piyasaları baskıladığı, teknik analizin etkisini yitirip haber akışlarının ön plana çıktığı bir süreç hakim.
Piyasalar Körfez bölgesinden gelen haberlerle yatay seyrederken, analist uzun vadeli birikimler için fon sepeti ve kredili konut yatırımını ön plana çıkarıyor.
Türkiye ekonomisinde reel sektörün döviz borçlarının rekor seviyeye ulaşması ve kur baskılaması nedeniyle sistemik bir risk oluştuğu savunuluyor.
Analist, TEFAS verileri üzerinden farklı vadelerde fon performanslarını karşılaştırarak çeşitlendirilmiş bir portföy stratejisi sunuyor.
Yüksek enflasyon, yüksek faiz ve iç siyasi belirsizliklerin hakim olduğu, yabancı yatırımcının iştahsız olduğu kırılgan bir piyasa atmosferi hakim.
Petrol fiyatlarındaki artış ve jeopolitik gerginlikler, hem Türkiye'de hem ABD'de faiz indirimi beklentilerini öteleyerek piyasalarda baskı oluşturuyor.
Türkiye'deki siyasi kırılmaların ve küresel manipülasyonların piyasaları etkilediği, yabancı yatırımcıların carry trade pozisyonlarını azalttığı bir ortam hakim.
Morgan Stanley raporu ekseninde, yüksek faiz politikası ile kur ve enflasyon arasındaki 'şeytan üçgeni' ve bunun reel sektör üzerindeki baskıları tartışılıyor.
Petrol fiyatlarındaki artışın enflasyonu tetiklemesi nedeniyle Merkez Bankası'nın yıl sonuna kadar faiz indirimi yapmasının mümkün olmadığı bir ortam hakim.
ABD-İran çatışmaları nedeniyle yükselen petrol fiyatlarının küresel ve yerel enflasyonu tetiklemesi, Merkez Bankası'nın faiz indirim beklentilerini öteledi.
Analist, yatırım fonları üzerinden çeşitlendirme stratejisini anlatırken, özellikle teknoloji ve petrol fonları ile döviz riskine karşı korunma yöntemlerine odaklanıyor.
Piyasalar genel olarak savaş fiyatlamaları ve ABD enflasyon verileriyle hareket ederken, riskli varlıklarda rotasyonlar ve teknik uyuşmazlıklar ön planda.
Türkiye'nin kur politikası nedeniyle dolar bazında pahalı bir ülke haline geldiği, ABD borsalarında ise teknolojiden diğer sektörlere bir rotasyon yaşandığı belirtiliyor.
Piyasaların manipülatif bir yapıya büründüğü, temel ve teknik analizlerin etkisini yitirdiği, siyasi türbülansların ve ekonomik kırılganlıkların ön planda olduğu bir dönem yaşanıyor.
Körfez'deki jeopolitik gerginliklerin petrol fiyatlarını artırması ve ABD enflasyon verilerinin Fed'in faiz politikası üzerindeki etkileri piyasaları şekillendiriyor.
Küresel piyasalarda manipülatif haber akışlarının teknik analizlerin önüne geçtiği, ABD'de enflasyon verilerinin takip edildiği ve Türkiye'de siyasi belirsizliklerin hakim olduğu bir atmosfer mevcut.
Doların baskılanması ve yüksek faiz politikası nedeniyle ekonomik aktivitenin, üretimin ve ihracatın daraldığı, sistemik risklerin arttığı bir tablo hakim.
Bankacilik sektoru destekli bir yukselis var ancak jeopolitik riskler ve enflasyon verileri takip ediliyor
Siyasi belirsizlikler Türkiye piyasalarını baskılarken, küresel ölçekte stagflasyon riski ve faiz beklentileri ön planda
Ortadogu gerilimi ve petrol fiyatlari kuresel piyasalari etkilerken, ABD teknoloji sirketleri ve kripto varliklar gucunu koruyor