Mert Başaran: Hisse Senedi Sepet Stratejisi — 30 Ağustos 2026
Analist, bireysel hisse seçimi yerine endeks odaklı geniş sepetler ve fonlar aracılığıyla riskin dağıtılmasını ve uzun vadeli birikim stratejisini savunuyor.
Mert Başaran (@MertBasaran_inv), bireysel finans, borç yönetimi ve yatırım stratejileri üzerine YouTube'da içerik üretmektedir.
Analist, bireysel hisse seçimi yerine endeks odaklı geniş sepetler ve fonlar aracılığıyla riskin dağıtılmasını ve uzun vadeli birikim stratejisini savunuyor.
Yatırım başarısının eğitim düzeyinden ziyade, aileden gelen finansal kodlar, risk algısı ve 'tüccar zihniyeti' ile ilişkili olduğu savunulmaktadır.
Analist, finansal okuryazarlık eksikliği nedeniyle insanların dolar artışını kazanç sanarak aslında uzun vadede satın alma güçlerini kaybettiklerini savunuyor.
Analist, düşük bütçeli yatırımların önemsenmesi gerektiğini savunurken, faiz indirimlerinin yaklaşmasıyla Borsa İstanbul'un önünün açık olduğunu öngörüyor.
Analist, döviz kurunun enflasyonla dengeli bir şekilde artmaması durumunda üretimin zarar gördüğünü ve uzun vadede sert devalüasyon riskinin biriktiğini savunuyor.
Sektörel krizler ve kişisel finansal hatalar üzerinden, ticari kazancın bir kısmının gayrimenkul gibi güvenli limanlara aktarılmasının önemi tartışılıyor.
Analist, kapitalist sistemin zenginlik kavramını yanlış öğrettiğini savunarak, gerçek zenginliğin rakamlardan ziyade zaman yönetimi ve özgürlük olduğunu vurguluyor.
Analist, yatırımcıların sorgulayabildiği kriter bazlı endeks fonlarını, yönetici inisiyatifine dayalı ve yüksek riskli serbest fonlara tercih etmektedir.
Analist, küresel ekonomik sistemin nakitsizleştirme ve mülkiyetsizleştirme üzerine kurulu olduğunu, Türkiye'nin ise önümüzdeki 2-4 yıl içinde ekonomik olarak rayına girebileceğini öngörüyor.
Yüksek enflasyon ve faizlerin temel nedeninin toplumsal tüketim alışkanlıkları ve borçlanma kültürü olduğu savunuluyor.
Kapitalist sistemin zenginleşen ülkelerde evsizliği ve gelir adaletsizliğini artırdığı, Türkiye'de ise orta sınıfın yok olduğu ve tüketim alışkanlıklarının arttığı bir dönem yaşandığı savunuluyor.
Dünyanın dijitalleştiği bir dönemde geleneksel varlıklar ile dijital varlıkların uzun vadeli koruma ve kazanç potansiyelleri karşılaştırılıyor.
Türkiye'de gelir dağılımındaki adaletsizliğin arttığı, orta sınıfın yok olduğu ve aşırı tüketim/gösteriş kültürünün enflasyonu tetiklediği bir ortam hakim.
Piyasaların genel olarak çok yükseldiği bir dönemde, analist agresif yatırımlardan ziyade tasarruf, disiplin ve fiziksel varlıklara geçişi önermektedir.
Analist, finansal özgürlüğe ulaşmak için yüksek zekadan ziyade zaman, istikrar ve bileşik getirinin gücünün önemli olduğunu savunuyor.
Yaz sezonu nedeniyle piyasalarda genel bir durgunluk ve risk iştahında azalma hakim.
Türkiye'de kentsel dönüşüm süreci ve enflasyonist ortamın yatırım araçları üzerindeki etkisi tartışılmaktadır.
Enflasyon verileri ve kentsel dönüşüm teşvikleri piyasa odağında yer alıyor
Petrol fiyatlarindaki dusus ve siyasi gelismeler enflasyonu azaltarak faiz indirimleri surecini tetikleyebilir.
Sifirdan gelerek basari yakalayan bir girisimcinin hayat hikayesi ve inovasyonun onemi
Ortadogu'daki baris beklentileri ve petrol fiyatlarindaki dusus, kuresel enflasyon ve faiz politikalarini etkiliyor.
Kisisel finans yonetimi ve tüketim aliskanliklarinin toplumsal baskilar altinda incelenmesi
Yuksek faizler ve sikisik piyasa kosullari altinda varliklarin dogru fiyatlandirilmasi ve koruma stratejileri
Piyasalarin genelinde insan psikolojisinin ve disiplinin teknik bilgiden daha etkili oldugu bir donem
Konut ve yazlık fiyatlarındaki aşırı artış, düşük bütçeli vatandaşları hukuki riskleri olan hobi bahçeleri ve kaçak yapılaşmaya itmektedir.
Kişisel finans yönetimi ve tutumluluk üzerinden zenginlik ve fakirlik döngüsünü analiz eden psikolojik bir yaklaşım
Toplumun finansal okuryazarlık eksikliği ve sosyolojik nedenlerle gösteriş odaklı tüketim yapması
Savaş ve enerji maliyetleri küresel piyasalarda volatilite ve enflasyonist baskı oluşturuyor
Küresel ekonomik belirsizlikler ve enflasyon riskleri Türkiye ekonomisini olumsuz etkileyebilir.
Petrol fiyatlarındaki artış ve küresel enflasyon endişeleri piyasaları olumsuz etkiliyor.
Piyasalarda genel bir belirsizlik hakim, yatırımcılar riskli alanlardan uzak durarak daha güvenli limanlara yöneliyor.
Piyasalar savaşın gidişatına, enflasyon riskine ve güvenli liman arayışına odaklanmış durumda.
Piyasada enflasyon, faiz, kur ve savaş gibi belirsizliklerin hakim olduğu bir dönemde, yatırımcıların dayanıklı portföyler oluşturması ve risk yönetimi stratejileri geliştirmesi önem taşıyor.
Mert Başaran, 11 Mart 2026'da piyasaların savaş sonrası durumunu değerlendirdi ve 12.500-13.800 aralığındaki dalgalanmalara karşı sabırlı olmayı önerdi.
Mert Başaran'a göre savaş dönemlerinde altın, gümüş ve petrol fiyatları yükselirken, hava yolu ve turizm sektörleri olumsuz etkileniyor. Petrol fiyatlarındaki %10'luk artış enflasyonu tetikleyebilir.
Mert Başaran, 8 Mart 2026 tarihli analizinde savaşın piyasalara etkilerini ve petrol fiyatlarındaki artışın enflasyon riskini değerlendiriyor. Uzlaşma ihtimali vurgulanıyor.