Selçuk Geçer: Petrol ve Altın Analizi — 7 Eylül 2026
Küresel piyasalar Hürmüz Boğazı'ndaki jeopolitik riskler, ABD tahvil faizlerindeki oynaklık ve merkez bankalarının faiz politikaları arasındaki dengeyle şekilleniyor.
Küresel piyasalar Hürmüz Boğazı'ndaki jeopolitik riskler, ABD tahvil faizlerindeki oynaklık ve merkez bankalarının faiz politikaları arasındaki dengeyle şekilleniyor.
Analist, küresel finansal sistemin çok kırılgan olduğunu, para arzındaki artışın (M2) gerçek enflasyonu tetiklediğini ve merkez bankalarının dolardan uzaklaşıp değerli metallere yöneldiğini savunmaktadır.
Cumhurbaşkanı'nın ihracat artışı ve işbirliği mesajları ile beklenen faiz indirimleri piyasada pozitif bir hava yaratırken, yüksek faiz talebi borsanın tam anlamıyla ralliye girmesini geciktiriyor.
ABD'nin borç krizi ve getiri eğrisi kontrolü (faizlerin yapay olarak düşük tutulması) nedeniyle doların değer kaybetme riski olduğu, bu durumun sınırlı arzlı varlıkları ve kripto paraları destekleyeceği öngörülüyor.
Analist, fon piyasasında sürdürülebilir istikrarlı getiriler ile manipülatif/şişirilmiş getiriler arasındaki farka dikkat çekiyor.
Analist, resmi enflasyon hedeflerinin gerçekçi olmadığını savunarak yüksek enflasyon ve kur artışı ortamında borçlanma ve varlık istifleme stratejisini önermektedir.
Enerji piyasaları jeopolitik gerilimler ve arz zinciri kırılmalarıyla şekillenirken, uzun vadede Orta Doğu'dan uzaklaşma ve çeşitlendirme eğilimi hakim.
OVP'deki yüksek enflasyon revizyonları ve yapısal sorunlar nedeniyle ekonomik tablonun karamsar olduğu, piyasaların sıcak para ve özelleştirmelerle ayakta tutulmaya çalışıldığı bir atmosfer hakim.
Piyasalar ABD enflasyon verisi ve Fed'in faiz kararına odaklanmışken, Türkiye'de OVP projeksiyonları ve TCMB'nin faiz politikası ön planda.
Enflasyon verilerinin beklentilerden düşük gelmesi, TCMB'nin faiz indirimi ihtimalini güçlendirirken bu durumun borsada yükseliş kapılarını açması bekleniyor.
Türkiye'de artan konut maliyetleri ve yaşam standardı enflasyonu nedeniyle ikinci maaşın bir artı olmaktan çıkıp zorunluluğa dönüştüğü bir ekonomik ortam hakim.
Eylül ayının tarihsel olarak zayıf seyretmesi, ABD-İran gerginliğiyle artan petrol fiyatları ve yükselen tahvil getirilerinin yarattığı enflasyonist baskılar piyasada volatiliteyi artırıyor.