Saffet Öztürk, 11 Ağustos 2026 tarihli analizinde Hedef Holding hissesindeki sert düşüşleri ve şirketin temel verileriyle fiyatı arasındaki derin uçurumu değerlendirdi.
Hedef Holding ve Sert Düşüş Süreci
Analiste göre hisse senedi son dönemde taban serileriyle ciddi bir değer kaybı yaşıyor. Teknik grafikler incelendiğinde, hissenin beş iş günü içerisinde toplamda %60 oranında bir düşüş kaydettiği görülüyor.
Saffet Öztürk, zirve noktasından alım yapan yatırımcıların kısa sürede sermayelerinin yarısından fazlasını kaybettiğini belirtiyor. Ancak bu durumun temel nedeninin, hissenin hak etmediği bir yükseliş trendine girmesi olduğunu savunuyor.
Temel Veriler ve Fiyat Kazanç Oranı
Analist, yatırımcıların sadece yükselen hisselere odaklanmasının bir kumar olduğunu vurguluyor. Hedef Holding özelinde Fiyat/Kazanç (F/K) oranının 341 seviyesine ulaştığına dikkat çekiyor.
Şirketin dönem sonu kârı 339 milyon Türk Lirası olarak gerçekleşmiş durumda. Buna karşın şirketin piyasa değerinin 721 milyar Türk Lirası’na ulaşması, kazançlar ile fiyat arasında devasa bir fark oluşturuyor. Dolayısıyla bu kâr seviyesinin mevcut piyasa değerini desteklemediğini ifade ediyor.
Piyasa Değeri ve Öz Kaynak Analizi
Saffet Öztürk, PD/DD oranının 101 seviyesinde olmasının hissenin çok pahalı olduğunun kanıtı olduğunu belirtiyor. Şirketin öz kaynakları 7 milyar Türk Lirası seviyesindeyken, piyasa değerinin 721 milyar Türk Lirası olması orantısız bir durum yaratıyor.
Öz kaynakların geçen seneki 2.9 milyar Türk Lirası seviyesinden 7 milyar Türk Lirası’na yükselmesi olumlu bir gelişme. Ancak bu artışın, piyasa değerindeki şişkinliği karşılamaya yetmediğini savunuyor.
Gelir Tablosu ve Risk Değerlendirmesi
Şirketin hasılat verileri incelendiğinde, geçen seneki 396 milyon Türk Lirası’lık gelirin bu yıl 810 milyon Türk Lirası’na çıktığı görülüyor. Gelir tablosu ve borç yapısı genel olarak başarılı görünse de bu başarının mevcut fiyat seviyelerini haklı çıkarmadığını belirtiyor.
Analiste göre, öz kaynakları düşük kalmasına rağmen piyasa değeri aşırı şişmiş şirketlerden uzak durmak risk yönetimi açısından kritiktir.
Sonuç olarak Saffet Öztürk, hissenin endeks getirilerinin çok üzerinde bir şişkinliğe sahip olduğunu hatırlatıyor. Özellikle temel değerleri ile piyasa fiyatı arasında bu denli uçurum olan hisselerde dikkatli olunması gerektiğini öngörüyor.